Partili cumhurbaşkanlığı modeli getiren, cumhurbaşkanını fiilen yürütmenin ve hükümetin başına getiren anayasa değişikliği teklifi Meclis’ten 330’un üstünde oy alarak geçti. Değişikliğin yürürlüğe girmesi için şimdi Nisan ayında referandum yapılacak. Böylece yıllar süren başkanlık tartışmalarına da bir nokta konulacak....
Yılın sonunda siyasette, dış politikada ve ekonomide önemli gelişmeler yaşanıyor. Yıllar süren tartışmaların ardından başkanlık sistemi nihayet somut bir öneriye dönüşmüş durumda. AKP ve MHP, ‘cumhurbaşkanlığı sistemi’ olarak adlandırılan hükümet modeli için anlaşmaya vardılar. Anayasa değişikliği önerisi Meclis’e sunuldu ve Anayasa Komisyonu tarafından görüşülmeye başlandı. MHP’nin vereceği destekle teklifin Meclis’ten geçmesine kesin gözüyle bakılıyor. Bahar, yaz aylarında ‘sistem değişikliği’ için ......
Türkiye gündeminin son aylarda değişmez konusu, başkanlık sistemi. AKP ile MHP arasında bir tür başkanlık modeli içeren anayasa değişikliği teklifi müzakere ediliyor. Adı konulmamış bir başkanlık sistemi üzerine bu iki partinin anlaşması durumunda ufukta bir referandum görülüyor. Konuya ilişkin somut bilgilerin basına sızmasıyla kamuoyunda bir tutum değişikliği var mı? Türkiye’nin Nabzı ölçümlerine devam ediyor......
Beklendiği gibi başkanlık sistemi tartışması yeniden Türkiye’nin gündemine yerleşti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin başkanlık modeline halkın karar vermesi gerektiği, bunu mümkün kılmak için de bu konudaki bir anayasa değişikliğinin parlamentodan geçmesini destekleyebileceklerini açıklamasıyla süreç hızlanmış görülüyor. Bahar aylarında içinde başkanlık modelinin de olduğu bir anayasa paketinin referanduma sunulabileceği konuşuluyor....
Suriye krizinin Türkiye’ye yansımaları devam ediyor. Bir yandan kalıcı bir soruna dönüşen sığınmacılar konusu, öte yandan IŞİD’in Türkiye’de yaptığı terör eylemleri hükümetin etkili tedbirler almasını gerektiriyor. Ayrıca Suriye’nin kuzeyinde bazı bölgelerin terör örgütü olarak nitelenen PYD’nin kontrolünde olması hükümetin Suriye krizine hassasiyetini daha da artırıyor....
Temmuz 15 darbe girişimi Türkiye demokrasisi için yeni bir başlangıç olabilir mi? Darbe girişiminin ardından iktidar partisi ile HDP dışındaki diğer muhalefet partileri arasında ‘tavan’da başlayan diyalog ve işbirliği havası umut veriyor. Ancak bunun sürdürülebilir olması için ‘taban’da da karşılık bulması gerek. Son yıllarda kutuplaşan ve kendi kimlikleri etrafında fazlasıyla politize olan kitleler diyalog fikrine yakın mı? Ortak değerler ve hedefler üzerinde uzlaşabileceklerini düşünüyorlar mı?...
Türkiye 15 Temmuz’da bir darbe teşebbüsüyle karşılaştı. Darbeye direnen siviller, kamu görevlileri katledildi, TBMM bombalandı. Türkiye’nin darbeler tarihinde görülmedik bir şiddet kullanılarak seçilmiş cumhurbaşkanı, hükümet, TBMM ve doğrudan sivil halk hedef alındı. 27 Mayıs’tan 12 Eylül’e uzanan darbeci zihniyet, mesyanik bir dini grubun (FETÖ) fanatizmiyle birleşince ortaya kanlı bir darbe teşebbüsü çıktı....
Ne yeni bir seçim oldu, ne de iktidar el değiştirdi; ama, Türkiye yaz aylarına yeni bir hükümet ve yeni bir başbakanla girdi. Binali Yıldırım hükümeti kuşkusuz AKP’nin 14 yıllık iktidarının bir devamı. Farkı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı adeta fiili hükümet başkanı olarak tanıması ve bunu açıkça deklere etmesi. ...
Yaza doğru önce siyaset sahnesi ısınmaya başladı. MHP’den bir olağanüstü kongre beklenirken kongreyi yapan ve genel başkanını değiştiren parti AKP oldu. Ahmet Davutoğlu görevi Binali Yıldırım’a bıraktı. Bu beklenmedik değişikliğin başkanlık konusuyla da ‘alakalı’ olduğu açık. Bu süreçte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oynadığı rol nedeniyle Türkiye’de ‘fiili başkanlık’ sisteminin başladığı söyleniyor. Yeni dönemde bu konuda ısrarın ve girişimlerin yoğunlaşması bekleniyor....
C​umhurbaşkanı ve iktidar partisinin başkanlık sistemine geçiş arayışları sürüyor. AKP’nin tek başına anayasa değişikliği yapacak veya anayasa değişikliğini referanduma götürecek Meclis çoğunluğu olmasa da sonbaharda başkanlık için referandum yapılabileceği iddia ediliyor....